Terapi yaklaşımımın merkezinde, danışanın kendini yargılanmadan, güven içinde ifade edebileceği empatik bir alan oluşturmak yer alır. Psikanalitik çerçeve doğrultusunda, bu alanın bireyin en karmaşık ve zorlayıcı duygularını dahi keşfedebilmesine imkân tanımasını amaçlıyorum.
Psikanalitik psikoterapi, geçmiş yaşantıların bugünkü düşünce, duygu ve ilişki örüntüleri üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik derinlemesine bir çalışma sürecidir. Seanslarda rüyalar, serbest çağrışımlar, yineleyen ilişki kalıpları ve terapi ilişkisi içindeki aktarım dinamikleri gibi unsurlar aracılığıyla kişinin iç dünyasını anlamlandırmaya çalışırız. Bu süreçte amaç, bastırılmış duyguların ve farkında olunmayan yönlerin yüzeye çıkmasıyla içgörünün gelişmesini, bireyin yaşamında daha özgür seçimler yapabilmesini desteklemektir.
Terapi ilişkisi, bu süreçte değişimin temel aracı haline gelir. Danışan, mevcut ilişki örüntülerini terapötik bağ içinde yeniden deneyimleyerek, daha sağlıklı bağlanma ve ilişki kurma biçimlerini geliştirme olanağı bulur. Amacım, hazır çözümler sunmaktan ziyade, bireyin kendi içsel kaynaklarını ve duygusal dayanıklılığını keşfetme sürecine güvenilir bir şekilde eşlik etmektir.
